|
|
|||||
Sadrettin Özçimi
![]() Neyzen Sadrettin Özçimi Yukarıdaki fotoğraf, Neyzen Sadrettin Özçimi hocamız ile Japonya'nın Osaka şehrindeki konser salonunda çekilmiştir. (10 Ekim 2011) Sadrettin Özçimi, 1955 yılında Konya'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Konya'da tamamladı. Daha sonra İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler Bölümü'ne girdi. Sadrettin Özçimi, konservatuvarın ilk öğrencileri arasında yer aldı. Ney eğitimini Aka Gündüz Kutbay ve Niyazi Sayın'ın öğrencisi olarak sürdürdü ve 1979 yılında mezun oldu. Konservatuvar öğrencisiyken, 1977 yılında İstanbul Devlet Klâsik Türk Müziği Korosu'na neyzen olarak katıldı. 1980 yılında Konya Belediye Başkanı Mehmet Keçeciler'in talebiyle Konya'ya döndü. Konya Belediyesi bünyesinde bir Türk Müziği Korosu kurdu. Türk Müziği Korosu'nda gençlere musiki dersleri verdi. Özçimi, 1984 yılında Selçuk Üniversitesi'nde müzik okutmanı oldu. Daha sonra udî Cinuçen Tanrıkorur ile birlikte Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü'nün kuruluş çalışmalarında bulundu. 1986 yılında İstanbul'a döndü. Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dinî Musiki Kürsüsü'nde yüksek lisans programına katıldı. Yüksek lisans tezini, 15. yüzyıl nazariyatçılarından Hızır bin Abdullah'ın "Kitâbü'l-Edvâr" adlı eseri üzerine hazırladı. Tezi, 1999 ve 2000 yıllarında Musiki Mecmuası'nda yayımlandı. Sadrettin Özçimi, yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda etkinlikte görev aldı. İlk olarak 1981'de UNESCO tarafından Güney Kore'nin başkenti Seul'de düzenlenen müzik konferansına katıldı. Bu konferansta tanburî Necdet Yaşar ile birlikte yer aldı. Daha sonraki yıllarda çeşitli ülkelerde çok sayıda konser verdi. Yurt dışında düzenlenen çeşitli konferanslara da katıldı. Sadrettin Özçimi, solist ve topluluk mensubu olarak çok sayıda plak, kaset ve CD'de yer aldı. "Trance-1" albümü gibi bazı çalışmaları da yurt dışında yayımlandı. Sadrettin Özçimi, 1971'den itibaren Konya'da düzenlenen Mevlânâ İhtifalleri'nde hemen her yıl neyzen olarak yer aldı. Daha sonra semâ âyinlerindeki mutrıbın en önemli görevlerinden biri olan neyzenbaşılık makamına getirildi. Neyzenbaşılık makamı, asırlar boyunca Türk musikisinin önemli neyzenleri tarafından temsil edilmiştir. Bunlar arasında Kutbü'n-nâyî Osman Dede, Rauf Yektâ Bey, Halil Can, Niyazi Sayın, Aka Gündüz Kutbay ve Doğan Ergin gibi önemli isimler bulunmaktadır. Sadrettin Özçimi, İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu'ndaki görevinden emekli oldu. Emekliliğinin ardından Konya'ya yerleşti. Sanat hayatını ney ve ebru alanındaki çalışmalarıyla sürdürmektedir. Ney konserleri vermeye, ebru eserleri üretmeye ve ney talebeleri yetiştirmeye devam etmektedir. Sadrettin Özçimi, müzisyenliğinin yanı sıra klasik Türk sanatlarının birçok dalıyla da ilgilenmektedir. Hocası Niyazi Sayın'dan etkilenerek tesbih sanatına yönelmiştir. Bunun yanı sıra ebru sanatıyla da uğraşmaktadır. Ebru sanatını, Alparslan Babaoğlu'ndan öğrenmiştir. Alparslan Babaoğlu, büyük sanatkâr Necmeddin Okyay'ın talebesi Mustafa Düzgünman'ın icazetli öğrencisidir. Sadrettin Özçimi, Alparslan Babaoğlu'ndan ebru icazeti de almıştır. Günümüzde musikinin yanı sıra ebru çalışmalarını da sürdürmektedir. Eserleri, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli sergilerde yer almaktadır. Sadrettin Özçimi, günümüzün önemli ebru sanatkârları arasında kabul edilmektedir. Evli olan Sadrettin Özçimi'nin Hakkı, Fatih ve Yâsin adlarında üç oğlu vardır. Alihan Samedov & Sadrettin Özçimi – İki Nefes (Two Breath)Neyzen Ömer Erdoğdular, Neyzen Sadrettin Özçimi ve Neyzen Arif Erdebil, 1987 yılından itibaren İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu'nda birlikte meşk etmişlerdir. Topluluk, Tanburî Prof. Necdet Yaşar tarafından kurulmuştur. Bu üç neyzen, uzun yıllar topluluğun konser ve provalarında birlikte yer almıştır. İcralarında Mansur ney kullanmışlardır. Gerektiğinde eserleri Mansur ney üzerinde transpoze ederek icra etmişlerdir. Sabit perdeli ve kromatik yapıda olmayan neyde transpoze icra oldukça güçtür. Bu icra, güçlü perde hâkimiyeti ve sağlam bir entonasyon gerektirir. Aynı zamanda ileri seviyede saz hâkimiyeti ister. Basit makamlarda, belirli pozisyon ve aralıklarda transpoze icra mümkün olabilmektedir. Ancak farklı makamlarda ve farklı tonlarda transpoze icra, ney sazında son derece güçtür. Bu kıymetli hocalarımız, sazlarına virtüöz seviyesinde hâkimdirler. Bu sayede son derece güç olan bu icrayı adeta kolaymış gibi gerçekleştirmişlerdir. Âcizâne, 35 yılı aşkın süredir ney sazıyla profesyonel olarak ilgileniyorum. Yüzlerce konserde ve pek çok ses kaydında yer aldım. Şanlı bayrağımızı taşıyarak dünyanın yaklaşık 50 ülkesinde ney sazımızı temsil etmiş bir devlet sanatçısıyım. Bir neyzen olarak özellikle belirtmek isterim: Neyzen Ömer Erdoğdular, Neyzen Sadrettin Özçimi ve Neyzen Arif Erdebil'den oluşan bu üçlü gibi bir neyzen grubunun bir daha kolay kolay bir araya gelmeyeceğine inanıyorum. Üç neyzenin kusursuz akort birlikteliğini yıllar boyunca gözlemleme imkânım oldu. Olağanüstü bir entonasyon uyumu içerisindeydiler. Nota icralarında aynı yerlerde nefes almalarına kadar uzanan büyük bir icra birlikteliğine sahiptiler. Nüanslardaki hassasiyetleri de bu birlikteliğin önemli bir parçasıydı. Bu yalnızca benim şahsî gözlemim değildir. Bu üçlünün icra birlikteliği, dönemin neyzenleri arasında da daima takdirle karşılanmıştır. Neyzen Ömer Erdoğdular hocam, Neyzen Sadrettin Özçimi ve Neyzen Arif Erdebil, ney camiasının çok kıymetli sanatkârlarıdır. Her üçü de neyzenler arasında tanınan, sayılan ve büyük hürmet gösterilen isimlerdir. Bu hatırayı ve şahsî tanıklığımı paylaşmayı önemli buluyorum. Bu üç kıymetli neyzen, Türk musikisi ve ney icrasında önemli izler bırakmışlardır. İsimlerinin ve icra anlayışlarının gelecek nesiller tarafından da bilinmesi dileğiyle… | ||
|
© www.neyzenim.com Neyzen Zeki Sözen |
||